+90 212 603 23 23

Sosyal Medyada Biz}

Verimlilik

Verimlilik

Genel bir tanımlama yapılırsa, verimlilik; bir üretim ya da hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile bu çıktıyı meydana getirmek için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir. Bu nedenle verimlilik, çeşitli ürün ve hizmetlerin üretimindeki kaynakların etkin kullanımıdır diye tanımlanır.

Yüksek verimlilik, aynı miktar kaynakla daha çok üretmek yâda aynı girdiyle daha çok çıktı elde etmektir. Bu ilişki, genellikle aşağıdaki gibi ifade edilir.

Verimlilik   = Çıktı / Girdi

Genel anlatımla verimlilik, kuruluşun aşağıdaki ölçütlere ne kadar yaklaşabildiğinin kapsamlı bir ölçüsüdür:

–          Amaçlar: Gerçekleşme derecesi.

–          Etkenlik: Yararlı çıktı sağlamak için kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığı.

–          Etkililik: Gerçekleşmesi mümkün olana kıyasla gerçekleşen.

–      Karşılaştırılabilirlik: Verimlilik performansının zaman içinde gerçekleşme durumu.

Bazen verimlilik, emek ve makine gibi kaynakların daha yoğun kullanımı olarak görülür. Oysa doğru biçimde ölçülebilen durumda bunlar performans veya verimi gösterir. Ayrıca, emek verimliliği emeğin yararlı sonuçlarını yansıttığı, yoğunluğu ise işin hızlandırılmasına dayanan aşırı çaba olduğu için verimliliği, emek yoğunluğundan ayırmak gerekir. Verimlilik artışının temeli, daha çok çalışmak değil daha akıcı çalışmaktır. Gerçek verimlilik artışı daha çok çalışarak sağlanamaz. İnsanın fiziki kısıtlılığı nedeniyle daha çok çalışmak ancak sınırlı ölçüde bir verimlilik artışı sağlar.

İşletmelerde verimliliğe, üretim sürecinde kullanılan ilk madde ve malzeme, işgücü, bina, makine, donatım ve enerji gibi kaynakların ne ölçüde etken kullanıldığını belirleyen bir gösterge olarak bakılmaktadır. Bilindiği gibi üretim sürecinde işgücünün yanı sıra başka üretim girdileri de kullanılmaktadır. Bu girdilerin tek ya da topluca üretim düzeyi ile yakın ilişkisi bulunmaktadır. Her girdinin tek başına ya da topluca üretim düzeyi ile yakın ilişkisi bulunmaktadır. Her girdinin tek başına ya da diğer girdilerle arttırılıp azaltılması üretim düzeyi üzerinde etkili olmaktadır. Bu nedenle, işgücünün yanında diğer girdilerin üretimle ilişkilerini belirleyen kendi verimlilik oranlarının bilinmesi ve bunların değişik koşullar altında eğilimlerinin izlenmesi gerektiğinde bir yâda bir kaçının nitelik ve niceliği değiştirip diğerleri yerine konularak en iyi girdi bileşimi ile en yüksek üretim düzeyine ulaşılmasına olanak sağlar. Öte yandan, işletmelerde kaynak kullanımı, özellikle işgücü ihtiyacının belirlenmesinde, üretim girdi kullanım kararları alınmasında verimlilik oranları temel bir gösterge olmaktadır. İşletme yönetimi açısından verimlilik oranları bir denetim aracı olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla bir yandan üretim süreçleri kontrol edilip geliştirilirken diğer yandan verimlilik oranları işletmeler arası karşılaştırmalarda önemli bir gösterge olmaktadır. İşletmelerde üretime sokulan girdi verimliliği ile üretim maliyetleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Girdi miktarı ne kadar az ve sonuçta elde edilen ürün ne kadar çok olursa verimlilikte o kadar çok yüksek olacaktır. Başka bir anlatımla, maliyetlerin düşük olabilmesi, verimliliğin yüksek olmasına bağlıdır. Rekabetçi piyasalarda maliyet verimlilik ilişkileri diğer işletmelerle rekabet gücünü belirleyen bir göstergedir.

İşletmeler için son derece önemli olan verimlilik oranları ancak ölçülerek elde edilebilir. Bu ise, işletmelerde kurulacak bir verimlilik ölçüm biriminin oluşturacağı, verimlilik ölçüm ve analiz sisteminin kurulmasına bağlıdır.

İşletmelerde verimlilik ölçümü ve analizi konusunda çeşitli yaklaşımlar vardır. Bu durum, işletmeyle farklı gruptan insanların (yöneticiler, personel, yatırımcılar, müşteriler, sendikacılar) ilişkili olması ve bu grupların her birinin farklı amaçları olmasından kaynaklanır. Verimlilik analizine kimi basit ve pratik yaklaşımları şöyle sıralayabiliriz:

–          Personel verimliliğini ölçme,

–          Birim emek ihtiyacının planlanması ve analizi için ölçüm sistemleri,

–          Emek kaynağı kullanımının yapısına yönelik emek verimliliğini ölçme sistemleri,

–          İşletme düzeyinde katma değer verimliliği,

Normal olarak, kullanılacak ölçüm yöntemi, yapılacak verimlilik analizinin amacına göre değişir. En çok kullanılan üç temel amaç şunlardır:

–          Bir işletmeyi rakipleriyle karşılaştırma,

–          Personel ve bölümlerin nispi performansını belirleme,

–          Toplu sözleşme ve kazançların bölüşümü için çeşitli girdi tiplerinin nispi katkısını karşılaştırma.

Örneğin, bir örgütün amacı, belli bir zaman dilimi içinde yatırılmış sermaye getirisini azamileştirmek ve etkinliklerini genişletmekse, işletmenin maliyet ve kâr yapısın ölçmesi gerekir.

Verimlilik artışları çok düşük seviyelerde dahi olsa da gerek mikro ve gerekse de makro düzeylerde etkisini göstermektedir.  Bu konuda elde edilebilecek en küçük faydalar bile küçümsenmeyecek derecede önemlidir.  Ancak bu faydalar elde edilmeye çalışılırken bir takım faktörlerin etkisinde kalınmaktadır.  Bu faktörler dikkate alınmadan yapılacak çalışmaların sonuçları,  ulaşılması gereken hedeflerden farklı bir seviyede ortaya çıkar.

Verimlilik artışı aynı zamanda gelişigüzel bir takım faaliyetlerle ulaşılan bir sonuç değildir.  Her işin bir metodolojisi olduğuna göre verimlilik artışının sağlanmasında da böyle bir durumun varlığı dikkate alınmalıdır.  Bu konuda eğer bir takım çalışmalara başlanmak isteniyorsa ne gibi metotlardan faydalanıldığının da bilinmesi gereklidir.

Engin KARAMAN/Yönetim Danışmanı
 
03 Haziran 2013
2.723 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN